Geçtiğimiz günlerde Yüce Zerey'in kişisel blogundaki Buzzz reklamıyla ilgili eleştirisini okuduktan sonra briefistan'da yine aynı reklamla ilgili nebhucadnezzar'ın yazdığı "Cafe Crown Reklamında Sürekli Buzz Diyen Kız" yazısını keyifle güle güle okudum. Ben de buradan bir kısmını paylaşıyorum, devamı nebhucadnezzar da..
Güneşin 90 derecelik açıyla acımadan insan vücudunu kavurduğu bir günde serinlemek için buz gibi soğuk su içmek yada buz gibi bir cola içmek yerine gündüz vakti kılıksızın birinin "bi cafe cafe crown arası, hemde buzlu" gibi enteresan teklifini geri çevirmeyen güzel ama güzel olduğu kadarda beleşçi bayan.
Üstünde ki askılı kolsuz pembe tişörtü, altında ki krem rengi kaprisi, dalgalı saçları uzun sayılacak derecede ve hafif yanmış o esmer teninde ki esmer gülümsemeyle uzaktan bakıldığında çok masum "bakmaya bile doyamayacağın bir hatun" imajı sergileyen hayallerimin kadını sana sesleniyorum. Ya sen susayınca ne içeceğini bilmiyorsun ya da o kadar beleşçisin ki beleş olsunda isterse zehir olsun mantalitesiyle hareket ediyorsun. Ayrıca adını bilmediğim o yere geldiğinde serinlemek için giriştiğin mücadelede biraz komik. Asfaltta yumurta pişirecek sıcaklığa ulaşılmış bir günde sen her tarafın terli bir halde gelmiş ve yine güneşin tam ortasına oturmuşsun, daha önce ne yaptığınla hiç ilgilenmiyorum bile ama belli ki çok yorulmuşsun ve kan ter içinde kalmışsın. Neden gidip tekrar güneşin tam altına oturup sonrada bu durumdan rahatsızmışsın gibi görünüyorsun anlam veremiyorum. Etrafında gölgesinden yararlanacağın hiçbir şey bulamadın mı? Aslında ilk oturduğunda gölgede oturuyorsun ama sonra ne oluyorsa "cafe crown'un" müthiş tadıyla kendinden geçiyorsun herhalde.
Başlarda çocuğa pas atmaman çok hoş aslında. Arada tam olarak 2 tabure ve yaklaşık 2-3 metre fark bırakarak oturman hayranların tarafından alkışlarla karşılandı. gayet cool ve dünyayı takmayan tavrınla gelip taburene oturuyorsun, belli ki 5 dakika oturup gideceksin, çünkü ne sağına ne soluna bakıyorsun. Bir şeyler içecek insan oturduğunda "nerede lan bu garson" diye etrafına bakar ve garson hala görünmezse hafiften hafiften sövmeye başlar.
Geçelim reklamın çapkınına, çapkın diyorum çünkü kıza bakılarak yorum yapıldığında o tiple kızı tavlaması zor göründüğü halde birkaç artistlik hareket yaparak ve kendinden emin tavırlarıyla kızı etkilemeyi başarmıştır. Takdir edilesi, hemen akabinde eli öpülesidir. Elinde koca bir bardak kafe kıravn yudumlayıp plaja kesik atan bu ağabeyimiz bir yandan da oturduğu taburede bir sağa bir sola sallanmaktadır. O halinle hiç de sempatik görünmüyorsun haberin olsun, koca adamsın ama 5 yaşında ki çocuk gibi elinde içeceğinle sallanıp duruyorsun. bir tek burnunda ki sümük eksik valla. Onu da ilkokul çocukları gibi o masanın altına sürmüş olabileceğinden şüpheleniyorum. Asker yeşili body ve altında ki beyaz kaprinle çok da tarz duruyorsun aslında. Başlarken de demiştim kızın yanında biraz çirkin kalıyorsun diye ama giyim kuşam ve tarzın kurtarıyor işte.
Gelelim o müthiş teklifin yapıldığı sahneye. Allah'ım o nasıl samimiyetsiz ve ruhsuz bir tekliftir öyle. Lütfen gençlerimizi yanlış bilinçlendirmeyelim, bu şekilde kız mız tavlanmaz. Yediğin tekme tokat ve işittiğin hakaret yanına kâr kalır.
kesmediyse nebhucadnezzar'a...