4 Eylül 2007 Salı

Fawori'm Değilsin

Dün akşam misafirlikte bulunduğum esnada izledim Fawori reklamını. Muhabbete ara verdiğimiz bir anda internet imkanı da olunca merakım aksiyona dönüştü. İnternette aşağı yukarı ne varsa okudum markayla ilgili.

İlk reklam kısaca; alışık olmadığımız bir kurgu ve ucuz reklam maliyeti ile bana gayet başarılı gözüktüştü. Reklam ekranlarda kendini izletebildi -en azından benim için öyle oldu :)

Büyük markalar arasında mütevazı bir markayız imajının yanında yeni ve dinamik bir markayız, yeni ürünümüz (ar-ge) seramix ile boya konseyinde biz de varız mesajını gayet güzel vermişlerdi. Nesnel eşleşme de kanımca doğru uygulandı. (Kurtlar vadisi/konsey ile boya piyasası). Bunda ne var diyenlerimiz olabilir fakat algılara kazınmış bir kod var ki inkar edilemez ve Fawori tutup buna bir link atıyor. Zihinlerden yer çalmanın sanıldığı kadar kolay olmadığında hemfikiriz sanırım. O yüzden doğru bir strateji diyorum.

Özetle ilk reklam ile ben kimim?, diğer markalar arasındaki yerim nedir?, farkım nedir? bunu net olarak izleyiciye sunuyor.

Fakaaaaat!
Dün akşam izlediğim ikinci reklam marka için tam bir çuvallama işi olmuş. Yine konsey toplanmış, ortada ulvi bir görev var, bunu kimin halledeceği tartışılırken, bizim tüyü bitmemiş çömez Faworimiz babaların yanında almış laptopu kucağına sanal alemde gezintide. Olayın ciddiyeti bu mudur yani :)

Reklamın son kısmında yerdeki parkeleri de biz yaptık diyor, yahu ne alakası var. Ah çömez Fawori, babaların yanında bu pot kırmanın ne alemi vardı şimdi. Sen boyanı anlatsana. Hırdavatçı dükkanı mısın? (Dikkat et !Orası bi konsey. Harcarlar adamı!) Boya satıyorum ama gelmişken parkeleri de benden alın demenin -en azından- şu an ne gereği var?

Mamafih bu reklam benim Faworim değil.